Behçet Hastalığı Nasıl Geçer?

Behçet Hastalığı

Behçet hastalığı nedir?
İlk kez 1937 yılında Türk dermatoloji profesörü Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanan Behçet hastalığı, ağızda ve genital bölgelerde yaralara (aft, ülser) ve gözde inflamasyona (iltihaba) yol açan kronik bir hastalıktır. Bazı hastalarda artrite (eklem iltihabı), damar iltihabı ve tıkanmalarına sindirim kanalında, beyin ve omurilikte inflamasyona da neden olmaktadır. Burada `iltihap` kelimesiyle anlatılmak istenen, “mikropsuz” bir iltihaptır.

Behçet hastalığı her hastada farklı bir tablo çizer. Behçet hastalığı'nın en sık bulgusu, dudak içlerinde, yanaklarda ve dilde görülebilen ağrılı ülserdir. Hemen hemen her hastada görülür. Ağızdaki ülserler ortalama 7-10 günde geçer, fakat bir süre sonra yenileri çıkar. Ağızdaki ülserler iyileşince yerinde iz bırakmazlar. Bazı hastalarda hastalık hafif seyreder ve yalnızca ağızda ve cinsel bölgede ülserler bulunur. Cinsel bölgede ülserler erkeklerde torbalarda (skrotumda), kadınlarda cinsel organın dudaklarında yerleşirler. Cinsel bölgedeki ülserlerin ağızdaki ülserlerden en önemli farkları iyileştiklerinde yerinde iz bırakmaları ve daha ağrılı olmalarıdır.
Göz ve damar tutuluşu erkeklerde daha sık ve ağır seyirlidir. Göz tutuluşu, tedavi edilmediği takdirde görmede azalmaya ve hatta geri dönüşümü olmayan körlüğe neden olabilir. Göz tutuluşu erken dönemde sessiz olabilirse de, ağrı, gözde kanlanma ve bulanık görme önemli bulgulardır. Ülkemizde her 10 Behçet hastasının 4-5”inde göz tutuluşu vardır. Yakınması olsun olmasın, Behçet hastalarının göz hekimi tarafından düzenli göz kontrollerinin yapılması gerekmektedir. Behçet Hastalığı'nda her boydaki toplardamar ve atar damar tutuluşu görülebilir. Özellikle toplardamarlarda pıhtılaşma bozuklukları görülür. Genç bir erkek iseniz ve bacaklardaki toplardamarlarda yineleyen pıhtılaşmalar oluyorsa, mutlaka Behçet Hastalığı”nın araştırılması için bir romatoloji hekimine başvurunuz. Eğer bir Behçet hastası iseniz, bacak damarlarında pıhtılaşma olsun olmasın, kanlı balgam yakınmanız var ise zaman geçirmeksizin doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.
Behçet hastalarında akne diye bilinen iltihaplı sivilciler görülür. İltihaplı sivilceler sırt, omuz, kol ve bacak gibi normalde akne görmeye alışık olmadığımız yerlerde görülür. Sıklıkla bazı olgularda bacaklarda değişik büyüklükte ağrılı, sert kızarıklıklar (eritema nodozum benzeri lezyonlar), bazı olgularda kol ve bacağın yüzeyel damarlarında şerit şeklinde ağrılı kızarıklıklar ve bazı erkek olgularda yumurtalarda (testis) ağrılı şişlik olabilir.
Diz, ayak bileği ve bazı olgularda tüm eklemlerde ağrı ve şişlik gelişebilir. Fakat genelde eklemleri tahrip etmez. Behçet Hastalığı beyin dokusunda zararlanma ve menenjite neden olabilir (beyni saran zarların iltihaplanması). Beyin tutuluşu baş ağrısı, çift görme, konuşma bozuklukları, dilde peltekleşme, sağ veya sol vücut yarısında güçsüzlük gibi yakınmalar yapabilir. Behçet Hastalığı’nda bağırsaklar da hastalanabilir; ancak ülkemizde oldukça nadirdir.
Şiddetli bulgular genellikle ilk belirtiler başladıktan aylar, hatta yıllar sonra ortaya çıkarlar. Bulgular uzun bir süre devam edebileceği gibi, bir kaç haftada da geçebilir. Tipik olarak, bulgular görülür, kaybolur ve tekrar ortaya çıkarlar (alevlenme dönemleri).


Nedeni
Behçet hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bulguların çoğunun nedeni kan damarlarının iltihaplanmasıdır. Kan damarlarındaki bu iltihaplanmaya bağışıklık sisteminin neden olduğu düşünülmektedir, fakat bu hastalığı neyin başlattığı bilinmemektedir.
Behçet hastalığı bulaşıcı değildir. Gelişmesinde bağışıklık sistemi bozukluğunun yanısıra, kalıtsal nedenlerin de etkili olabileceği ve çevresel faktörlerin (virüs ya da bakteri gibi), duyarlı kişilerde hastalığı başlatabileceği sanılmaktadır.
Behçet hastalığı özellikle Türkiye ve İran gibi orta doğu ülkelerinde ve Japonya, Kore gibi uzak doğu ülkelerinde sık görülür. Hastalığın coğrafi dağılımı, tarihi ipek yolunu anımsattığı için, Behçet Hastalığı “İpek Yolu Hastalığı” olarak da bilinir. Avrupa ve Amerika’da sıklığı oldukça azdır.
20'li ve 30'lu yaşlarda başlama eğilimi göstermekle birlikte, her yaşta görülebilir. Erkeklerde, kadınlara göre biraz daha sıktır. Behçet Hastalığı'nın ülkemizde görülme sıklığı 10.000”de 37 olarak bildirilmiştir. Kabaca erişkin nüfusta her 250 kişiden birisinde Behçet Hastalığı olduğu düşünülmektedir. Hastalık özellikle genç erkeklerde daha ağır, kadınlarda ise daha hafif seyreder. Hastanın yaşı ilerledikçe Behçet Hastalığı”nın klinik bulguları gerileme eğilimine girer. Diğer bir anlatımla, yıllar geçtikçe hastalığın yatışması beklenir.
Tanıda belli bir yöntemle deriye iğne batırılması ile uygulanan "paterji testinden" yararlanılabilir fakat bu test hastaların ancak %50-60'ında pozitif bulunur. Paterji testi, ön kol derisine yapılan bir testtir. Hiç kullanılmamış bir enjektör iğnesinin girdiği deri bölgesinde 48-72 saat sonra sivilce benzeri bir çeşit deri reaksiyonu oluşmasıyla karekterlidir. Testin yapıldığı deri bölgesi, test sonucu görülene kadar ıslatılmamalıdır.

Tedavi
Hastalığın nedeni tam olarak bilinmediği için, Behçet Hastalığını tamamen geçiren veya yok eden bir tedavi söz konusu değildir. Ancak, iyi planlanmış bir tedaviyle, çoğu olguda hastalık baskılanmakta, hastanın yakınmaları giderilmekte, hastalığın ilerlemesi durdurulmakta ve yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir. Tedavinin başarılı olması için, tedavinin tüm aşamalarında hekim ve hasta arasında sıkı bir işbirliği gereklidir. Tedavide amaç, yakınmaları azaltmak ve sakatlık ya da körlük gibi komplikasyonları (hastalığın neden olabileceği istenmeyen durumlar) önlemektir. Hangi ilacın seçileceği ve tedavinin ne kadar süreceği hastanın durumuna yani tutulan organ veya sistemlere bağlıdır. Bazı bulguların giderilmesi için bir kaç tedavinin bir arada kullanılması gerekebilir.

Topikal (yerel, bölgesel) tedavi: Ağrı ve rahatsızlığı ortadan kaldırmak için ülserlerin üzerine iltihabı azaltmak için kortikosteroid ya da acıyı azaltması için ağrı kesici merhem sürülebilir. Ağız ülserleri için gargara yazılabilir. Ağızdan alınan ilaçlar: Hastanın bulgularının şiddetine göre prednizolon gibi kortikosteroidler, azatioprin, siklosporin gibi immünosupresif (bağışıklık sistemini baskılayan) ilaçlar yazılabilir. Eğer bu ilaçlar bulgular üzerinde etkili olamazsa, siklofosfamid ya da metotreksat gibi diğer ilaçlar verilebilir. Tedavi etkili olsa dahi alevlenmeler görülebilir. Son yıllarda TNF-alfa engelleyici ilaçların da yararlı olduğuna ilişkin küçük olgu serileri vardır.

Behçet hastasının yaşamını kolaylaştıracak öneriler
- Kendinize sürekli bir doktor veya merkez seçin ve sık sık doktor değiştirmeyin.
- Kontrol zamanlarınızı kesinlikle aksatmayın. Kendinizi çok iyi hissetseniz bile, kontrol zamanınız geldiğinde lütfen kontrole gidin.
- Her bir kontrolde yeniden düzenlenen tedavinizin ve reçetenizin, bir sonraki kontrole kadar geçerli olacağını unutmayın.
- Kendi başınıza tedavinizde değişiklik yapmayın. Çok iyi bile olsanız, doktorunuzun onayı olmaksızın, kendi başınıza ilaçlarınızı kesmeyin.
- Kontrole giderken, mutlaka ilaçlarınızı veya kutularını da beraberinizde götürün. Doktorunuza ilaçlarınızı nasıl ve ne zaman içtiğinizi anlatın ve bir yanlışlık varsa, onun düzeltmesini sağlayın. Bu şekilde, bazı ilaçların yanlış kullanıldığı ortaya çıkabilir ve doğrusunu öğrenirsiniz.
- Mümkünse, kullandığınız her bir ilacın ne işe yaradığını öğrenmeye çalışın.
- Hastalığınızın yatışma ve alevlenmelerle seyrettiğini iyi bilin ve zaman zaman olabilecek alevlenmelere hazırlıklı olun.
- Behçet hastalığında mikropların ve mikrobiyal ürünlerin giriş yollarından birinin ağız bölgesi olduğu düşünülmektedir. Bu şekilde bağışıklık sisteminde anormal bir yanıta ortaya çıkabilir. Bu nedenle ağız ve diş temizliğinize özen gösterin.
- İlaç kutusu içinde yer alan tarifleri okuyabilirsiniz. Ancak lütfen şu noktaları aklınızdan çıkarmayın. Bu tariflerde, ilacı çıkaran firmanın yasal sorumluluğunu azaltmak amacıyla yan etkiler yazılmaktadır. Pratikte hemen hemen hiç görmediğimiz veya çok nadir olarak görülebilecek yan etkiler bile bu tariflerde yer alır. Her ilacın belirli yan etkileri vardır ve en iyisi sizin bu yan etkileri doktorunuzdan öğrenmenizdir.
- Hastalığınızla veya kullandığınız ilaçlarla ilgili aklınıza takılan her türlü problemi, doktorunuza sorun ve sormaktan çekinmeyin.

 

Behçet Hastalığı Uzman Doktorları Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin www.butundoktorlar.com tıklayınız...